Haberler

Anatomi

Anatomi

Omuz Eklemi

Omuzumuz,boynun iki tarafında bulunan ,kolumuzu göğsümüzle birleştiren kısıma verilen addır.Omuz eklemimiz başlıca 3 bölümden meydana gelir.
1-Önde Köprücük kemiği(Clavicula)
2-Arkada kürek kemiği(Scapula)
3-Dış yanda kol kemiğinin baş kısmı(Humerus head)
Bu eklem vucudumuzun en oynak eklemidir.Çok komplike hareketler bu eklem tarafından yapılabilir.
Anatomik olarak omuz bölgesi 3 kısıma ayrılır.
1-Kürek bölgesi
2-Koltukaltı bölgesi
3-Deltoid kas bölgesi(Deltıid kas)omuz3.jpg (18509 bytes)
Kürek kemiğinin çukurunun kıyısında ,kıkırdaktan yapılmış bir dudak vardır.Kol kemiğinin başı bu dudağa temas eder.Kol kemiğinin başının,eklemin içinde durmasını sağlayan çeşitli bağlar mevcuttur.Her hareketi kolaylıkla yapması eklemin çukurunun sığ olmasındandır.Bu nedenle vucudda en çok çıkıklar genelde bu bölgede meydana gelir.
1-Eklem kıkırdakları
2-Kürek kemiği
3-Eklem boşluğu
4-Eklem sıvısı ve bağı
5-Pazu kemiği
6-Eklem kapsülünün kesiti
7-Pazu kasının kesiti
8-Eklem kapsülüi
omuz1.jpg (10085 bytes)Omuz eklemi çok kas  ve hemik dokusunun bir araya geldiği karmaşık bir eklemdir.Bu nedenle sık sık yaralanmalara ve burkulmalara maruz kalır   sporcunun genel sağlık durumunu yakından ekiler
Gelen omuz sakatlanmaları şu şekillerdeolur
1-Omuzun burkulması
2-Omuz çıkıkları
3-Köprücük kemiği ve humerus(Kol kemiği) kırıkları
Omuz sakatlanması  nasıl anlaşılır
omuz4.jpg (20684 bytes)Çok sığ olan omuz eklemi çukurlarında humerusun(kol kemiği) başı eklem yuvası içinden çok basit çarpma ve düşmelerde dahi yerinden çıkar.Çünki kol kemiği başını yuva içinde tutan şey eklem yuvasının derinliği değil çevre bağlardır.Omuz çıçıkları genelde öne doğru olur.Çünki omuzun önündeki bağlar daha zayıftır.Ancak arka bölgeye doğruda çıçıklar tespit edilebilir.Omuzunun bu durumunu bilen sporcular buna alışıktırlar.Omuz bazen kendi kendine yuvasına girer.Bazende kişi omuzunu yukarıdan ve yanlardan tepesine baskı yapmak suretiyle yerine oturtur.
Humerusun yani kol kemiğinin baş kısmı tamamen yerinden çıkmış ise bu durum acılı ve ağrılı olur.Bu durumda sporcu dayanıklı ise kendisi veya arkadaşlarının yardımıyla omuzu yerine oturtur.Tabi müsbakalar esnasında doktor olduğundan bu durum halledilir.Ancak antereman esnasında ilk müdahalede sporcunun arkadaşlarına iş düşer.Bu durum son derece acılı olabilir.Zaten bu halde müsabaka ya devam edilemez.
Eksiksiz bir fiziksel muayene çok önemlidir
Omuz eklemi veya köprücük kemiği çıkıkları ve incinmeleri genellikle sportif karşılaşmalarda omuz eklemi üzerine düşmekle meydana gelir.Bazende sportif karşılaşmalarda çarpışmalar ve do sporlarında buraya gelen darbeler sonucu olabilir.Kolda şiddetli bir ağrı ve sızı olur.Bir süre sonra eklem civarı şişerHareket kısıtlıdır.Damar ve sinir zedelenmesi olunca,kolda dolaşım bozukluğuna bağlı olarak morarma vya solukluk,sinir arazları gelişebilir.
Omuz incinmeleri nasıl tedavi edilir.
1-Müsabaka esnasında soğuk tatbiki
2-2-3 hafta omuzu hareketsiz tutmak(Tespit yaşlılarda daha fazla 6 hafta kadardır.)
3-Onun akibinde omuzu ve kasları kuvvetlandirici fizik tedavi ve eksersiz.
Sık tekrarlıyan çıkıklarda
1-Kısa süre hareketsizlik
2-Soğuk tatbiki
3-fizik tedavisi
4-Eksersiz
Humerus(kol Kemiği) kırıkları

omuz5.jpg (10007 bytes)Bu kol kemiği kırıkları genelde yaşlı insanlarda  görülür.Yani humerus kırıkları ciddi bir düşmede dahi kolay kolay olmas .Bu kemik kalın ve sağlam bir kemiktir.Kırılmalar hemen kendini belli eder.Saha çok acılı ve ağrılıdır.Saha siyah ve mavi bir renkte morarır.Tabiki Röntgen çekimi ile kesin teşhis konur.Bizim yapacağımız şey kola kelen darbelerde çok acı varsa .bölgede morarma ve şişme varsa hemen hastahaneye koşmaktır.Yanlız böyle bir durumda bizim yapacağımız veya müsabaka esnasında doktorun yapacağı müdahale hemen kolu hareketsiz hale getirmektir.Bu sporcu hastahaneye gidene kadar ağrı ve sızıyı kesecek, sporcuyu rahatlatacaktır.
Cerrahi müdahale gerekirse hastanede yapılacaktır.Cerrahi müdahale parçalı kırıklarda olur.taekwondoda humerus kırıkları pek olmadığı gibi öyle parçalı bir kol kırılması meydana gelme riski yok gibidir.

OMUZ KASLARI

1-Musculus(Kas) Deltoideus
2-M.Supraspinatus
3-M.İnfraspinatus
4-M.Teres minör
5-M.Teres major
6-M.Suprascapularis


omuzkasi1.jpg (36376 bytes)

 

M.Deltoideus)Deltoid kas
Omuz üstünde Clavikula(Köprücük kemiğinin) 1/3 akramion ucundan,acromion kemiğinden ve scapula danbaşlar ve Tuberosites deltoideus humerus ta (yani üst kol kemiğinin üst tarafında sonlanır.önde kısa ve arkada daha uzun kiriş yapısı vardır.
Nervus axillaris siniri tarafından uyarılır.
lolumuzu omzumuzun üst yanına koyduğumuz zaman elimize gelen kastır.
GÖREVİ:Ön kısmı kola iç rotasyon (içe doğru dönme) yaptırır. ve öne içe doğru çeker.Dakha kuvvetli olan orta kısmı abduction(Kolu horizontale kadar kaldırır.Arka kısmı ise dış rotasyon yaptırır ve kolu arkaya doğru çeker

 

omuzkasi3.jpg (31020 bytes)

M.Supraspinatus
Fossa supraspinata scapuladan başlar kriş bir yapı ile Tuberkulum majus humeruya bağlanır(Yani yani omuzumuzun arkasındaki yassı  kürek kemiğinden rbaşlar üst kol kemiginin üst kısmına yapışır.)
M.İnfraspinatus
Spinea scapulanın alt kenarı,fossa infraspinate ve fasia infraspinateden başlar kriş bir yapı ile Tuberkulum majus humerinin orta kısmında sonlanır.(Buda kürek kemiği be üst kol kemikleri arasındadır.
İkisede nervus supraspinatus sniri tarafından çalıştırılırlar.
GÖREVLERİ:
M.Supraspinatus omuz ekleminde kola abduction yaptırır.(Mdeltoidusa yardım eder)Dışa doğru çevirir.
M.İnfraspinatus:Omuz ekleminde kolu dışa doğru çeviri.(Dış Rotasyon)Üst bölümü ilede abduction (İç rotasyon)yaptırır.


omuzkasi4.jpg (29497 bytes)

M.Teres minör
Fossa infraspinatanın ve margo lateralis scspulanın 2/3 dış alt bölümünden ,fasiz infraspinatadan başlar,kiriş bir yapı ile  tuberculum majus humerinin alt kısmında sonlanır.
Nervus axillaris siniri tarafından uyarılır
GÖREVİ:
Omuz ekleminde kolu dışa doğru çevirir.(Dış rotasyon),ayrıca adductionda yaptırır.
M.Teres major
Margo lateralis scapulanın 1/3 medial bölümünden başlar,kiriş bir yapı ile crista tuberculi minöriste ,m.latissumus dorsinin arkasında olup bu oluşumunbu oluşumdan bursa m.latissimi dorsi subtendinea vasıtası ile ayrılmıştır.
N.subrascapularis siniri tarafından uyarılır.
GÖREVİ:
Kola adduction(Kalkmış olan kolu indirir),içe rotasyon yaptırır,M.latissimus dorsiye yardımcı olur.


omuzkasi2.jpg (33013 bytes)


M.Subcapularis
(Sonuç kirişinin altında bursa tendinis m.subscapularis bulunur.)
Facies costalis scapula,fossa subscapularisten başlar,kısa ve geniş bir kiriş yapı ile ,tuberculum minusta ve crista tuberculi minöris humerinin  buna yakın bölümünde sonlanır.
nn.Subscapularis siniri tarafından uyarılır.
GÖREVİ:
Kola iç rotasyon ve adduction yaptırır.öne ve kısmende arkaya doğru sallanma harekerine yardımcı olur.

 Diz Eklemi

1diz.jpg (7842 bytes)SİSTEMATİK ANATOMİSİ
Diz ekelmi insan’ın en büyük ekelmidir. İç ve dış bağları en çok sağlam olduğundan bu eklemde çıkıklar çok az görülür. Bunun da sebebi eklem boşluğunun çok girintili ve eklem yüzeylerinin geniş olması, eklemin dıştan muhafazasının az olması sebeb olarak gösterilir.
KEMİK ÖĞELERİ (KOMPONENTLERİ)
FEMUR: insan iskeletinin en uzun ve en kalın kemiğidir. Femurun uzunluğu vücut uzunluğunun vücut uzunluğunun dörtte biri kadardır.
TİBİA: Bacak iskeletini tibia ve fibula adı verilen iki uzun kemik meydana getirir. Tibia bacak iskeletinin iç yan ve ön, fibula ise dış yan ve arka tarafında yer alır.
Bacak iskeletini meydana getiren bu iki uzun kemikten yalnız tibia yukarda femur ile eklem yapar. Gövdenin ağırlığı femur aracılığıyla bacak iskeletinde yanlız tibia’ya intikal eder.
PATELLA: M.Kuadrisepe femoris’in kirişi arasına girmiş büyük bir sesamoid kemiktir. Tabanı yukarda, tepesi aşağıda bir üçgen görünüşündedir. Bir ön yüzü, bir arka yüzü, bir tabanı, bir tepesi ve iki yan kenarı vardır. Eklem yapan yüzü arka yüzüdür.
EKLEM KAPSÜLÜ VE BAĞLAR

2diz.jpg (9231 bytes)
Capsula Articularis)-Femur’da ; önde, facies patellaris’in 2cm kadar üstüne, yanlarda, epikondilüs lateralis ve medialis eklem kapsülünün dışında kalmak üzere hemen onların altına, arkada kondilüs lateralis ve medialis’i döşeyen eklem kıkırdağının hemen kenarına tutunur.
Tiba’da; önde, area interkondilaris anteriör’u döşeyen eklem kıkırdağının hemen kenarına, yanlarda kondilüs lateras ve medialis’i döşeyen eklem kıkırdağının hemen kenarına, arkada ligamentus cruciatum posterius’u eklem boşluğu içine almak kaydı ile area interkondilaris pasteriör’u döşeyen eklem kıkırdağının hemen kenarına tutunur.

Patella’da; Patella’nın fasie artikularis’inin kenarlarına tutunur. Diz ekleminin yakınına tutunarak sonlanan kasların kirişleri eklem kapsul’unun yapısına karışarak onu kuvvetlendirir.
Ligamentum Artikülares-Eklem kapsul’unu dıştan kuvvetlendiren ön, yan, arka bağlar vardır.

  • Ligamentum Patella; Eklem kapsül’ünün önünde bulunan bağlardan en kuvvetli olanıdır. Önde m. kudariseps femoris’in kalın ve kuvvetli, eklem kapsülü’ne yapıştıktan sonra, aşağıda tüberositas tibiae’ya tutunur.
  1. Retinakülüm Patella; Eklem kapsülü’nün önünde ve ligamentum patella’nın yan kenarlarından 1 cm kadar uzaklıkta, yukarıdan aşağıya uzanan ve eklem kapsülü’nün yapısına karışmış kiriş liflerine retinakülüm patella adı verilir

c)Ligamentum kollaterale Fibulare ve Tibiale; Eklem kapsül’ünün yan taraflarında bulunan ve diz eklemini yapan yan taraflara kaymasına mani olan kuvvetli bağlardır.
Ligamentum kollaterale Fibulare; Yukarıda femur’un epikondilüs lateralis, aşağıda kaput fibulae’ya tutunurLigamentum kollaterale tibiale; Yukarıda femur’un epikondilüs medialis’ine, aşağıda tibia’ya tutunur.
d)Ligamentum Popliteum Oblikum; Eklem kapsülü’nün arka tarafında bulunan ve m. semimembranosus’un kiriş uzantısı olan bu bağ eklem kapsül’üne sıkıca tutunur. Aşağıdan yukarı, içyandan dışyana doğru seyreder.
e)Ligamentum Popliteum Arkuatum; Eklem kapsül’ünün arka tarafında bulunan ve açıklığı aşağıya bakan bir kavis şeklinde dışyandan içyana doğru uzanan bu bağın dışyan ucu kaput fibulae’ye içyan ucu eklem kapsül’ün arka yüzüne tutunur.
f)Ligamenti krusiata Genus; Bunlar diz ekleminin eklem içi bağlarıdır.
Herhangi bir dış tesir ile ligamenti krusiata genus kopacak olursa eminentia interkondilaris kırılır ve femur ile tibia arkaya öne kayar. Bu sebepten de ayakta durmak ve yürümek çok zor olur.
BURSA VE MENİSKÜS’LER
4diz.jpg (15896 bytes)
Eklemin çevresinde bulunan Bursae’lar bunlar için sinovia dolu olan seros keselerdir. Bu keseler eklem hareketi esnasında eklem bağlarının kemik üzerine yapacağı tazyik ve sürtünmeyi azaltır. Sıra ile şunlardır.
a)Bursa Suprapatellaris: Patella’nın üstünde, femur’un önünde m. kuadriseps femoris kirişinin arkasındadır. Bu kese eklem boşluğu ile birleşir.
b) Bursa İnfrapatellaris; Tuberasitas tibiae‘ nın üstünde, tibia ile ligamentum patellae arasındadır. Bu kesenin eklem boşluğu ile irtibatı yoktur.
c) Bursa Subtendinea Prepatellaris; Patella ile ligmentum patellar arasındadır. Bu kesenin eklem boşluğu ile irtibatı yoktur.
d) Bursa Subfascialis Prepatellaris; Ligamentum patellae ile onunda önünde bulunan fascia arasındadır. Bu kesenin eklem boşluğu ile irtibatı yoktur.
e) Bursa Subkutanea Prepatellaris; Fasia ile deri arasındadır. Bu kesenin eklem boşluğu ile irtibatı yoktur.
Korpus Adiposum İnfrapatellare- Diz eklemi boşluğunun içinde yer ve durumlarını değiştirebilen yağ dokusundan yapılmış ve membrana sinovialis ile örtülü plika’lar vardır.
Menisküsler: (Meniscus Lateralis ve Medialis) – Femur ve tibianın kondilus’larının birbirine daha iyi uymasını sağlayan ve hareket esnasında değişen durumlara göre eklem yüzeyleri arasındaki münasebeti ayarlayan iki menisküs vardır. Menisküs lateralis “O” menisküs medialis “C” harfine benzer. Her iki menisküs fibros kıkırdak dokusundan yapılmıştır. Menisküs’lerin dış kenarları daha kalın olup, eklem kapsül’üne yapışıktır. Meniskuslar içe doğru gittikçe incelirler.
Önde her iki meniskus’un ön uçları arasında ligamentum transversum genus adı alan bir bağ bulunur. Bu bağ eklem’in içe rotasyon’unu frenler.
Bacak fleksiyon haline getirildiği zaman menisküs medialis arkaya doğru kayar ve femur’un kondilüs medialis’i için daha uygun bir yüzey teşkil eder. Fleksiyon esnasında bacağa rotasyon hareketleri yaptırılırsa, menisküs lateralis femur’un kondilus lateralis’i ile birlikte döner. Bacak, zorlu ve fazla dışa döndürüldüğü zaman menisküs medialis yerinden kopabilir
KAS KOMPENENTLERİ
3diz.jpg (16802 bytes)Ön Loj’da; M. Sartorius, m. Kudariseps femoris ile m. İliopsoas’ın son kısmı bulunur.
M. Sartorius: Takriben 5 cm. genişliğinde 50 cm. uzunluğunda yüzeysel, basık bir kastır. Üst ucu ile spine iliaka anterior superior’a tutunarak başlar
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman uyluğa fleksiyon, abdüksiyon, dışa rotasyon hareketi yaptırır. Bunlardan başka bacağa da biraz fleksiyon ve biraz da rotasyon hareketi yaptırır.
M. Kuadriseps Femoris: Uyluk ön loj’unun en büyük kasıdır. Dört başı vardır.
1-M. Rektus Femoris; Bu parça m. kuadriseps femoris’in ön yüzünde ve orta kısmında bulunur. Üst ucu ile spina iliaka anterior inferior’a ve asetabulüm’ün üst tarafına tutunarak başlar. Aşağı doğru ilerlerken diğer başlarla birleşir. Alt ucu ile patella’nın bazis patellae’sına kuvvetli bir kiriş halinde tutunarak sonlanır.
2-M. Vastus Lateralis; Bu parça m. kuadriseps femoris’in dışyan kısmında bulunur. Üst ucu ile linea intertrokanterika’nın orta kısmına, trokanter major’ün dış kısmına linea aspera’nın labium lateralessinin yukarı kısmına tutunarak başlar. Aşağı ve öne doğru ilerlerken diğer başlarla birleşir. Alt ucu ile patella’nın dışyan kenarına kuvvetli bir kiriş ahinde tutunarak sonlanır.
3-M. Vastus Medialis; Bu parça m. kuadriseps femoris’in orta kısmında ve m. rektus femoris’in arkasında bulunur. Üst ucu ile linea intertrokanterika’nın altından başlamak üzere femur’un ön ve dışyan yüzlerinin ¾ yukarı kısmına tutunarak başlar. Aşağı doğru ilerlerken diğer başlarla birleşir. Alt ucu patella’nın bazis patellae’sına kuvvetli bir kiriş halinde tutunarak sonlanır. M. vastus intermedius’un en alt hüzmeleri artikülatio genus’un kapsül’üne tutunur.
M. kuadriseps femoris’in dört başı da patella’nın bazis patellaesına yaklaşınca kiriş’leşerek patella’nın bazis patellae’sında ve yankenarlarında bulunan müşterek kiriş’i meydana getirirler. Bu müşterek kiriş bazis patellae’ya tutunduğu gibi onun çevresine de tutunarak patella’yı ortasına alır.
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman bacağa ekstansiyon hareketi yaptırır. Bu kas bacağın yegâne ekstansör kasıdır. Bundan başka m. kuadriseps femoris’in m. rektüs femoris adı alan parçası üst ucu ile os koksa’ya tutunduğundan bu baş aracılığı ile uyluğa fleksiyon hareketi de yaptırır.
M. İliopsoas:
İçyan loj’da; M. pektineus, m. addüktör lengüs, m. addüktör brevis, m. addüktör magnus, m. grasilis bulunur.
M. Pektineus: içyan loj’un üst kısmında bulunan dörtgen görünüşte bir kastır. M. iliopsoas’ın içyan ve alt, m. addüktör longüs’ün dışyan ve üst kısmında bulunur. Üst içyan ucu ile pekten ossis pubis’e ve ramus süperior ossis pubis’in ön yüzüne tutunarak başlar. Aşağı ve biraz dışyana doğru ilerleyerek alt dışyan ucu ile femur’daki linea pektinea’ya tutunarak sonlanır.
Bu kas üst ucu ile tuber ischiadicum’a tutunarak başlar. Aşağı doğru ilerleyerek uyluğun alt kısmında kirişleşir.
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman uyluğa addüksiyon, fleksiyon ve biraz da dışa rotasyon hareketi yaptırır.
M. Addüktör Longus: İçyan loj’da üçgen görünüşte, m. pektineus’ün içyan ve alt, m. grasilis’in dışyan kısmında bulunur. Arkasında m. addüktör brevis vardır. Üst içyan ucu ile tuberkülüm pubicum’un biraz alt dış tarafına tutunarak başlar. Aşağı ve biraz dışyana doğru ilerlerken kas hüzmeleri gittikçe yayılarak alt dışyan ucu ile linea aspera’nın labium medilae’sine tutunarak sonlanır.
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman uyluğa addüksiyon, biraz fleksiyon biraz da dışa rotasyon hareketi yaptırır
M. Addüktör Brevis: Bu kas m. addüktör longus’un arkasında bulunur. Kendisinin de arkasında m. addüktör magnus bulunur. Üçgen görünüşte bir kastır.
Üst iç yan ucu ile ramus inferior ossis pubis’in ön yüzüne tutunarak başlar. Aşağı ve biraz dışyana doğru ilerlerken kas hüzmeleri gittikçe yayılarak alt dışyan ucu ile linea aspera’nın labium mediale’sinin yukarı kısmına tutunarak sonlanır.
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman uyluğa addüksiyon, biraz da fleksiyon ve dışa rotasyon hareketi yaptırır.
M. Addüktör Magnus: Bu kas m. addüktör brevis’in arkasında bulunur. Üçgen görünüşte büyük bir kastır. Üst içyan ucu ile ramus ossis işinin dış yüzüne ve tüber işiadikum’a tutunarak başlar. Dışyana ve aşağı doğru ilerlerken kas hüzmeleri gittikçe yayılır. Femur’a yaklaşınca kas hüzmeleri üst, orta, alt olmak üzere üç parçaya ayrılırlar.
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman uyluğa addüksiyon, ekstansiyon hareketi yaptırır. Üst ve orta parçalar uyluğa dışa rotasyon, alt parça uyluğa içe rotasyon yaptırır. Bu kas uyluğun en kuvvetli addüktörüdür.
M. Grasilis: İçyan loj’un en içyan tarafında bulunan ince uzun bir kastır. Üst ucu ile ramus inferior ossis pubis’in dışyan yüzüne tutunarak başlar. Aşağı doğru ilerleyerek alt ucu ile tibia’nın kondilüs medialis’i nin biraz altına, m. sartorius ve m. menitendineus’un kirişleri ile birleşerek tutunur.
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman uyluğa addüksiyon, biraz da uyluğa ve bacağa fleksiyon hareketi yaptırır.
Arka loj’da; M. biceps femoris, m. semitendinosus, m. semimembranosus bulunur.
M. Biceps Femoris: Arka loj’un dışyan tarafında bulunan bu kasın caput longum ve breve olmak üzere iki başı vardır.
Caput longum; Üst ucu ile buber ischiadicum’a tutunarak başlar. Aşağı doğru ilerleyerek caput breve ile birleşir.
Caput breve; Üst ucu ile linea aspera’nın labium laterale’sine tutunarak başlar. Aşağı doğru ilerleyerek caput longum ile birleşir.
Her iki baş uyluğun aşağı kısmında birleşir ve uyluk arka loj’unun dışyan tarafında aşağı ve biraz dışyana doğru ilerler. Alt ucu ile caput fibulae ‘ ya tutunark sonlanır.
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman uyluğa extension, adduction dışa rotation hareketi yaptırır. Ayrıca bacağa flexion ve dışa rotation hareketi yaptırır.
M. Semitendinosus: Arka loj’un içyan tarafında bulunan bu kasın dışyan tarafına m. biceps femoris, önüne m. semimembranosus ve m. adductor mağnus, ön içyan tarafında m. gracilis bulunur. Arka yüzü yukarıda m. gluteus maximus tarafından örtülmüştür.
uyluğa extension, abduction ve içe rotation hareketi yaptırırç Ayrıca bacağa flexion ve biraz da içe rotation hareketi yaptırır.
M. Semimembranosus: Arka loj’un içyan tarafında bulunan bu kasın dışyan tarafında m. biceps femoris, önünde m. addüctor mağnus, arkasında m. semitendinosus, içyan tarafında m. gracilis bulunur.
Bu kas üst ucu ile yaygın bir kiriş halinde tuber ischiadicum’a tutunarak başlar. Aşağı doğru ilerlerken kas haline döner.
Uyluğun alt kısmındatekrar kiriş haline döner. Femur’unepicondylusmedialis’inin arkasından geçtikten sonra alt ucu ile tibia’nın condylus medialis’inin alt kısmına fascia cruris’e, articulatio genus’un capsul’ünün çevresinde ligamentum’lara tutunarak sonlanır.
Görevi.- Bu kas kasıldığı zaman uyluğa extension, abduction ve içe rotation hareketi yaptırır. Ayrıca bacağa flexion ve biraz da içe rotation hareketi yaptırır.
DİZİN EKSTANSÖR KASLARI
Kuadriseps Femoris dizin eksansör kasıdır. Kuvvetli bir kastır; aktif sahası 148 cm2’dir ve 8 cm. kısaldığı zaman, 42 kg. ağırlığına denk bir kuvvet meydana getirir. Fleksörlerden üç kat daha kuvvetlidir. Bu yer çekiminin etkisini karşılama gerçeğine bağlı olarak ortaya çıkar.
Buna rağmen biz biliyoruz ki, dik pozisyonu sağlamak için diz hiperekstansiyonda iken kuadrisepse ihtiyaç yoktur. Fakat fleksiyon başlar başlamaz,kuadriseps dizin fleksiyonundan oluşabilecek bir düşüşü engellemek için harekete kuvvetli bir şekilde girer.
DİZ EKLEMİNİN KİNESİYOLOJİK VE BİYOMEKANİK AÇIDAN İNCELENMESİ

Diz, önce de belirtildiği gibi bacağın ana eklemidir. Bacağın öne veya arkaya hareket etmesine izin veren, birinci derece hareket serbestliğine sahip önemli bir eklemdir. Başka bir deyimle, vücut ile toprak arasındaki mesafenin değişmesine izin verir. Diz özellikle yer çekiminin etkisi altında aksiyal basınçla çalışır.
Dizin bu fonksiyonunu yerine getirmesinde fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerini yapabilmesi gerekir. Buna ek olarak uzunluğuna eksen etrafında dönmesi gibi bir sınırlı hareket serbestisi vardır ki bu sadece diz fleksiyondayken gerçekleşebilir.
Diz mekanik görüş açısı bakımından, karşılıklı olarak iki özel ihtiyacı karşılamaya çalışan bir uzlaştırıcıdır. Bunlar:

  • Tam ekstansiyonda, vücut ağırlığıve kaldıraç kolu uzunluğunun sebep olduğu sert streslere maruz kaldığı zaman DENGEYİ SAĞLAMAK
  • Bir miktar fleksiyon hareketinin sonunda HAREKETLİLİĞİ SAĞLAMAK.
  1. Diz bu problemi yüksek maharetli mekanik düzenlemelerle çözer . Fakat eklem yüzeyinin hareket açısı bakımından sınırlı oluşu onu çıkıklar ve burkulmalara maruz bırakır.

DİZİN EKSENLERİ
Birinci derecede serbestlik açısı enine eksene bağlıdır. Femur boynu çıkıntı yaptığı için femur ekseni ile bacak ekseni dışa doğru açılan 170-175 derecelik bir açı yapar. Bu bacağın fizyolojik çarpıklığıdır.
Üç eklemin merkezleri (H) kalça, (O) diz, (C) ayak bileği HOC düz ekseni üzerinde sıralanırlar ve bacağın mekanik eksenini oluştururlar. Mekanik eksenle, femurun uzunluğuna ekseni arasında 6 derecelik açı farkı vardır.
Dizin yapısı, diz tam ekstansiyonda iken aksiyal rotasyon yapmasına imkan vermez. Bacağın ekseni, mekanik eksenle çakışır ve aksiyal rotasyon dizde değil de kalçada meydana gelir ki bu da dize yardımcıdır.
DİZ EKLEMİNİN HAREKETLERİ : FLEKSİYON VE EKSTANSİYON
Bunlar diz ekleminin ana hareketleridir. Hareketin genişliği referans pozisyonuna göre ve aşağıdaki kriterlere göre ölçülür.
Ekstansiyon: Bacağın arka yüzünün uyluğun arka yüzünden uzaklaşması olarak tanımlayabiliriz.
Fleksiyon: Bacağın arka yüzünün, uyluğun arka yüzüne yaklaşması olarak tanımlanır. Fleksiyon hareketinin genişliği (derecesi); kalçanın pozisyonuna, fleksiyonun aktif ve pasif olmasına bağlı olarak değişir.
FLEKSİYON VE EKSTANSİYONDA MENİSKUSLARIN HAREKETLERİ
Daha önce açıklandığı gibi femoral ve tibial kondiller arasındaki değme noktası fleksiyonda geriye, ekstansiyonda öne hareket eder. Menisküsler de bu hareketleri izler. Bu durum sadece ligamentlerin ve meniskusların bulunduğu bir anatomik preparatta görülebilir. Ekstansiyonda tibial kondilin arka kısmı, özellikle lateral kondili meydana çıkarır. Fleksiyonda meniskuslar (medial ve lateral) tibia kondillerinin arka kısmına doğru aşırı şekilde yaklaşırlar, özellikle lateral meniskus lateral kondilin arka kenarına kadar erişir.
Menisküsler femur ve tibia arasında bütün basınç kuvvetlerini geçiren elastiki bir çift yapı olarak önemli bir rol oynarlar. Diz ekstansiyondayken basınç kuvvetlerinin geçişi artar. Fleksiyondayken ise kondiller kısmen temastadır. Bu iki faktör kollateral ligamentlerin gevşemesi sırasındaki denge kaybı halinde hareketliliği sağlar.
Aktif mekanizmalar: Ekstansiyonda patellanın öne hareketiyle gerilen meniskopatellar lifler tarafından menisküsü öne çekilir, Ve bu da transvers ligamenti öne çeker. Sonuçta, meniskofemoral ligamentte oluşan gerilimle dış menisküsün arka boynuzu öne doğru çekilir.
Fleksiyonda, iç menisküs ön boynuz öne doğru çapraz bağ tarafından çekildiği sırada arka tarafa yapışmış olan semimembranosuz tarafından arkaya çekilir. Dış menisküs ise popliteus tarafından arkaya çekilir
DİZİN ÇAPRAZ BAĞLARI (LİGAMENTUM CRUCİATA)
Diz ön taraftan açıldığı zaman kondiller arası tümsekte, çapraz bağların eklemin merkezinde genişçe bir alanı doldurduğu görülür. İlk görülen bağ ön çapraz bağdır. (lig. Cruciate anterior) Tibia’nın ön kondilleri arası boşluğuna medial kondilin kenarına bağlanır ve iç menisküsün ön boynuzu bağlantısı önünden ve dış menisküsün arkasından geçer. Dışa ve yukarıya doğru eğik olarak gider femurun dış kondilinin iç kısmında dar bir yere yapışır. Bu ligament tibia’nın ön yüzünden başlayıp, femurun dış kısmında sonlandığı için anterolateral ligament olarakta isimlendirilir.
Kondiller arası tümseğin derinliğinde, ön çapraz bağın arkasında arka çapraz bağ görülebilir. Tiba’nın aka kondiller arası çukurun arka kısmına yapışmıştır. Tibia’nın üst yüzünün arka kenarını aşar. Tibia’ya bağlantısı dış ve iç menüsküsün) arka boynuzlarının arkasına olur
Sağ eklem kıkırdağı boyunca iç öne ve yukarı bir eğim içerisinde uzanır. Bu ligamente daha çok tibia’ya arkadan, fermura da yan taraftan bağlandığından posteromedial ligament (arka-iç bağ) ismi verilir.
Arka çapraz (cruciate) bağ, dış meniskusun arka boynuzunun aşaısına bağlanmış olan meniskofemoral ligament tarafından daima takviye edilmiştir.
Çapraz bağlar birbirlerine eksen kenarları üzerinde ön taraflarıyla bağlar dıştan arkaya giderken değerler. Eklem boşluğu içinde sinovial zarla (lined) bağlanmışlardır. Serbest değildirler.
Çapraz bağların kapsul ile önemli ilişkileri vardır.
ÇAPRAZ BAĞLARIN MEKANİK ROLLERİ 
Bu bağlar ön aka yönde dizi sabitleştirirler ve eklem yüzeylerini temasta tutarak eklemin bir menteşe gibi çalışmasına izin verilir. Bağların rolleri mekanik bir modelle açıklanabilir. İki karton tabaka (A ve B) bir tabakanın ucundan diğer tabakanın karşı ucuna giden kağıt şeritlerle birbirlerine bağlanmışlardır. (ab ve cd) Bu şeritler iki menteşe boyunca birbirlerine doğru, a ve c, ve b ve d çakıştıkları zaman, eğilebilirler fakat biri diğerinin üzerinde kayamaz. Çapraz bağlar, aynı uzunlukta olmamaları, ad ve db uzunluklarının eşit olmaması dışında aşağı yukarı benzer görev ve düzenlere sahiptirler. Bu şartlarda, çevresinde flexionun olabileceği sadece iki nokta değil, kondilin arka eğimi üzerinde sıralanan böyle tam bir seri nokta vardır. fakat, mekanik modelle olduğu gibi ön arka yön hariç kaymalar olabilir. Düz pozisyondan hareket ederek flexion cb temoral yüzeyin eğilmesini sağlar ve arka çaprazın yükseldiği görülür. Aynı esnada, bağların çaprazlaşma noktaları arkaya kayar ve ön çapraz (ab) yatay duruma gelir.
Ön bağ, tibia üzerine öyle düz yatarak, bir ekmek bıçağı gibi kondiller arası tümseğe yapışır Flexion sırasında tibia çıkıntılarının arasında kalır. Diz 90º flexiona geldiği zaman, arka çapraz tam dik pozisyona geldiği anda, ön çaprazda tam paraleldir. Tam flexionda ön çapraz (ab) gevşektir. Hiperextensionda her iki çaprazda gergindir: önçapraz (ab) kondiller arası tümseğe dayanmaktadır. (c): arka çaprazın pozisyonundaki değişme gelecek sayfada gösterilmiştir. Flexion ve extension sırasında çapraz bağlarda oluşan gerilim halen tartışılabilir durumdadır. Roud (1913) değişik uzunlukta olan bazı liflerin çoğunlukta gerilimde olduğunu iddia etmiştir. Bir başka yönden Strasser (1917) mekanik model Yardımıyla, aynı anda gerilemeyeceklerini iddia etti: Ön çapraz (AC) extension sırasında, arka çaprazda flexion esnasında gerilir (PC). Roud’un haklı olduğu iki nedenden dolayı ortaya çıkıyor: Birinci olarak, normal dizde, pozisyonu ne olursa olsun kayma hareketi yoktur; ikinci olarak, Strasser’in modelinin kullanılmasıyla, değişik açıdan görünümünde, tam flexiondan tam extensiona tibia platosununtüm değişik pozisyonlarını birleştiren eğriliği, femur kondilinin arka parçasının profilinin gösterdiğini ispat etmiştik. Bu tibia düzlüğü ile kondiller temasta oldukları zaman iki bağın uzunluklarının değişmediğini kanıtlar. Bu aynı zamanda, kondillerin şekillerini geometrik olarak, bağlantılarını düzeni, uzunluk oranları ve de çaprazların uzunluğu ile belirlenmiş olduğunu tanımlayan önemli görüşü doğrular. Çaprazların uzunluğunu, uzunluğun oranı pozisyonlarını değiştirerek, birisi bağlı olarak değişik olan bir seri değişik eğri çizebilir.
Bağ Lezyonları ve Menüsküs
diz.jpg (27637 bytes)
Sporcularda dize gelen şiddetli darbeler menüsküsten başka diğer liflerede gelerek onlarda ezilmelere ve yırtıklara sebeb olurlar.Buda dizde büyük ölçüde dengesizlik ve fonksiyon kaybına yol açar.Bu yırtıklara ve dedavilerine geçmeden önce diz ekleminin abatomisini çok iyi bilmek gereklidir.Diz eklemei yukarıda Femur ,aşağıda Fibula ve Tibia kemikleriniz ir araya gelmesi ile oluşur.Ayrıca dizimizde Patrlla denen oynak bir kemik vardırki dizimizi ellediğimizde bu yuvarlağımsı kemik elimize gelir.Diz eklem bakları bu kemiklere tutunarak işlem görürler.
Diz eklemi içinde yer alan ve dizin dengesi ve fonksiyonunda büyük rol oynayan bu bağlardan DIŞ YAN BAĞ kalın ve yuvarlak şekildedir.Üstteki uyluk kemiğinin (Femur)dış yan yüzüne yapıştığı gibi altta kamış(Fibula) kemiğinin başçığına yapışır Coletaral ligament diye yukarıda görüyorsunuz.İÇ YAN BAĞ ise Uyluk (Femur)iç lokma(Kondil)sının yan yüzünden başlayangeniş ve kuvvetli bir şerit biçimindedir.Aşağıda kaval(Tibia) kemiğininiç kondilinin yukarı bölümüne yapışır.
Bunlardan baçka önden ön ve arka çapraz bağlar vardır.Yukarıda bükülmüş dizde tam ortada çapraz bağları görüyorsunuz.Ön çapraz bağ Tibianın ön kondiller çukurundan başlar,yukarı ve arka kısıma yönelerek femurun dış kondilinin arka bölümüne tutunur.
Arka çapraz bağ ise yine Tibianın arka kondiller çukurundan başlayarakiçe yukarı ve öne doğru ilerler ve Femurun kondilinin derin yüzünün ön bölümüne tutunur.
Diz eklemi 3 tür hareket yapar.
1-Extansiyon(Açma)
2-Flexsion(Bükme)
3-Rotasyon (Dönme
Bükme ve açma arasındaki genişlik ortalama 130-150 derece kadardır.
Ekstansiyon halindaki dizde içe ve dışa doğru hareket yoktur.Bunu zorlayan kuvvetler iç ve dış bağlarda Antors(Burkulma) dan yırtılmaya kadar giden lezyonlara neden olurlar.Ayrıca Rotasyon(dnme) hareketleride bu yav ve çapraz bağlar nedeniyle sınırlı olarak yapılabilir.
Bu bağların antorsu yada yırtılmalarıda çoğunlukla şu şekilde olur.Yarı büküü durumdaki dize valgus(orta hattan uzaklaşma) yaptıran kuvvetlerle birlikte uyluğun içe dönmesi durumunda iç yan bağ zedelendiği gibi,aynı zamanda yırtılabilir.Bunun aksi bir hareket dış yan bağlarda aynı durmu ortaya çıkarabilir.Bu yapılan hareketlerin bütününde iç menünküs,ön çapraz bağ,iç yan bağda zedelenmeler ve yırtıklar oluşur.
Ön çapraz bağın burkulma ve yırtılması daha çok görülen bir durumdur.Bu yırtıklar çoğunlukla Tibianın üst kısmına gelen travma ile olabildiği gibi tibianın aniden dışa kusurlu olarak döndürülmesi gibi durumdada ortaya çıkabilir.Bu taravma daha çok olursa ön bağlardan başka menüsküs ve iç yan bağ yırtılmalarıda ortaya çıkar.Bu bağların tam ve kismi kopması ile dizde çeşitli klinik bulgular ortaya çıkar.
İç yan bağ çok zedelenir.Tam olmayan yırtıklarda dizde su toplanması(Hidartroz) ve kan toplanması(hemartroz) olabilir.Tam yırtılmalarda dizin dengesi bozulur ve diz eğik durur.
Dış yan bağ yırtılmaları içtekine benzer .Denge içtekinin aksi yönde olur.Dış yan bağın yırtılma veya gerilmesinin daha az görülmesi bu bağın iç yan bağa göre daha kuvvetli olmasındandır.
Çapraz bağların yırtılma ve gerilmesinde durum tamamen başka şekildedir.Diz bu travmadan sonra çok şişer,eklem boşluğunda sıvı veya kan birikmesi olabilir.Ayrıca özel bir muayene yöntemide vardır.
Dizin,bükülü iken altından öne doğru çekilince bacağın kolaylıkla öne doğru geldiği görülür.Buna çekmece(Sürgü) belirtisi denir.Arka çapraz bağ yırtıklarındada aksi yönde yapılan bu yöntem ile bu çekmece belirtisini yapabiliriz.
Yukarıda anlatılan b klinik belirtilerin beraberinde menüsküs yırtıklarınada rastlanabilir.Bu nedenle muayenenin akut hal geçtikten sonra yapılması daha iyi olur.Ayrıca bağların yapıştığı yerden ufak kemik parçalarının kopmasıda bize radyolojik incelemenin değerini gösterir.
Bu tür bağ lezyonlarında tedavinin değeride önem taşır.Bağ yırtıklarında yapılması gereken ortopedik tedavi  oynağın bir süre hareketsiz kalmasıdır.Buda alçılı bandajlar ile gerçekleşir.Eğer dizde sıvı veya kan birikmesi aşırı olmuşşa bu steril koşullarda boşaltılır.Alçılı uygulama 3 hafta devam eder.Yırtıkların tamiri bu şekilde gerçekleşir.Eğer bu tedavide bir gecikme olura kopan bağların tamiri gecikir veya olmazsa o zaman cerrahi yöntem uygulanır.Çok eski yırtıklarda çeşitli plastik ameliyatlar yapılabilir.Ön çapraz bağ arkaya oranla daha çok yırtılır.Eğğer hafif ise istirahat ve kas kuvvetlendirmesi yanısıra 3 hafta kesin dinlenme gereklidir.Daha ciddi ise 8 hafta alçılı bandaj uygulanır.Tedavi sonunda fizik tedavi yöntemleride uygulanır.
Ön çapraz bağın tam yırtılmalarında ameliyat gereklidir.Bu bağın çeşitli tamir yöntemleri vardır.
Menüsküs
diz3.jpg (3845 bytes)Tibia dediğimiz alt bacağın kalın kemiğinin platosu üzerine yarleşmiş diz ekleminidiz4.jpg (3128 bytes) meydana getiren tibia ve femur arasında bulunan bir çeşit eklem yastığı görevi gören kıkırdaktan yapılmış dokuya menüsküs adı verilir.Bunların içte olanın aiç menüsküs dışta olanına dış menüsküs adı verilir.Dzi eklemi yarım bükülü durumda iken dizde meydana gelen zorlu dönme hareketleri sırasında menüsküste değişik şekil ve derecelerde yaralanmalar meydana gelir.İç menüsküs daha büyük çevresi daha incedir.Dış menüsküs ise

diz2.jpg (13129 bytes)kalınca,hareket yeteneği çok ve dizin iç çapraz bağları ile ilişkili olduğundan içe oranla yedi kat daha az yaralanmaya uğrar.
Menüsküs yaralanmaları genç yaşlarda ve sporcularda görülen bir yaralanma çeşidi olup daha çok kayak ,güreş,futbol ve do sporlarında görülür.Bazı hastalıklar bir kenara bırakılacak olursa meydana gelmesindeki tek etken travmadır.Yani dize gelen darbelerdir.Bu yaralanmaları 3 guruba ayırabiliriz.
1-İç menüsküs yırtılmaları
2-Dış menüsküs yırtılmaları
3-Basit yırtılmaları
İÇ MENÜSKÜS YIRTILMALARI
Diz dışa açık ve hafif bükük iken Femurun yani üst bacak kısmının ani içe dönmesi ve bu arada zorlanması halinde iç menüsküste yırtılma ,kopma ve çıkıklar meydana gelmektedir.Bu yırtlmalar şu şekillerde olabilir.
a-Ön boynuz yırtığı
diz1.jpg (20072 bytes)
b-Arka boynuz yırtığı
c-Ortadan enine yırtılma
d-Kova sapı şeklinde boyuna yırtılma
e-Kenarlardan yırtılma ve ayrılma
f-Yırtıkla beraber fıtık meydana gelmesi
g-Yırtılma olmadan bağlardan kurtularak fıtık meydana gelmesi
MENÜSKÜS YIRTIĞININ TANIMLANMASI
Hastalık meydana geldikten sonra tecrübeli ve bilgili bir sporcuyaptığı hareketin şeklinden verdiği acıdan,menüsküs olduğunu anlayabilir.
diz5.jpg (3268 bytes)Tanımlama aslında çok zordur.Çekilen filimlerle bile tanı çok zor konabilir.Ama güzel bir anlatım hekime yırtılma olduğu konusunda yardımcı olabilir.Anlatılan olay genelde şöyledir.
Diz hafif bükük ve dışa dönük.ayak dış tarafa açık ikenüst bacağın (Femur)ve vucudun ani olarak içe dönmesine  neden olan bir hareketten sonra diz içinde şiddetli bir ağrı ve ses duyulduğu

diz6.jpg (2101 bytes)arkasından yere düşüldüğüdür.Bundan sonra sakatlanan sporcu dizinin iç tarafındaki şiddetli ağrı ile topallayarak yürür.Diz eklemini tam düzleştiremez ve tam bükemez.Çömelemez ,merdiven çıkmakta zorluk çeker.Dizini büktüğünde açamaz,açolırken eklem içinden ses gelir.
Bu yırtılma sırasında eklem içindeki damarlarda da yırtılma olursa diz eklem boşluğu kan ile dolar.Bu bir saat içinde gerçekleşir(Hemartroz).Kanama olmasa bile boşluk 7-8 saat içinde su ile dolar (Hidroartroz)
DIŞ MENÜSKÜS YIRTILMALARI
Ayak ve Tibia(Alt bacak)diz hafif bükük ve dışa dönük iken femurun yani üst bacak kısmının ani olarak dışa dönmesi ile oluşur.Yırtık şekilleri iç menüsküsteki gibidir.Şişme daha az ve ağrı dış taraftadır.
KÜÇÜK YARALANMALAR
Dönme hareketleri menüsküs yırtığına sebep olacak kadar büyük değilse,ancak menüsküsün kenar yapışma yerlerinde küçük yaralanmalara neden olur.Bunun sonucu şiddetli bir ağrı ve eklem şişmesi görülür.Fakat eklemde takılma veya kitlenme olmaz.
Yukarıda meydana gelen her üç şekildeki yaralanmalar sporcu sağlığı açısından çok önemlidir.Böyle bir durum olduğunda antereman hemen kesilmelidir.Sakatlığın tanımlanmasında özel bir takım testler,belirtilrr ve yöntemler vardır.Bunlar tecrübe ile kazanılmış yetenekler olduğundan sporcunun hiç vakit geçirmeden ve daha fazla zorlanmadan muhakkak bir ortapedi uzmanına görünmesi gerekmektedir.

Dirsek Eklemi

dirsek.jpg (15372 bytes)Dirsek eklemimiz  üç kemikten oluşur.humerus(dirsekten yukarıdaki tek kemik),Radius ve ulna (Bunlar dirsekle el bilek arasında iki uzun kemiktir.)Humerus kemiği dirsek ekleminde iki boğuma ve iki yüzeye ayrılır.Bunlara Capitilum ve Trochlea çıkıntıları denir.Capitulum çıkıntısı top gibi yuvarlak olup Radius kemiğiğinin başı ile ile eklem yapar.Kol kapanma fleksiyon kareketi yaparken radiusun başının çukur yüzeyi bu kapitulum etrafında döner
Trochlea iç bükey bir yüzeye sahip olup Capitulum çıkıntısından farklıdır.Buda ulna ile eklem ilişkisi içindedir.dirsek1.jpg (23755 bytes)
Yani dirseğimiz menteşe denen eklem tiplerindendir.kemiğin yanyana gelmesi ile ve bunların herbirinin ayrı ayrı birbiriyle  eklem yapmasıyla oluşmus stabil bir eklemdir.Dirseğimizde 3 eklem bulunur.Üst koldaki Humerus(pazu) kemiği ile alat koldaki Ulna’nın eklemi(Humero ulnar eklem).Üst koldaki Humerus ile alt koldaki Radiusun eklemi(Humeroradial eklem) ve alt koldaki Radius ile Alt koldaki Ulna’nın eklemi(Radioulnar eklem).Sağdaki şekilde resimli izahını inceleyiniz…..
Kol anomik şekilde yani avuç içi öne bakacak şekilşde uzatırsak Tam dirsek eklemimizde taşıma açısı denilen lateral bir açı ( orta hattan yana doğru açılan bir açı) oluşur.Bu taşıma açısı erkeklerde yaklaşık 5 ve kadınlarda ise 10 ila 15 derece arasındadır.Bu taşıma açısı dirseğimizin tam belimizin üstünde olan Beldirseka.jpg (17593 bytes) çukuruna dirsekb.jpg (11351 bytes)denk gelmesine neden olur.Yük taşırken bu yapılanma şekli bize çok kolaylık sağlar.Bu dirsek açısındaki azalma veya artmalar dirseğin sıhhatini olumsuz şekilde etkiler. Bu açıya Valgus açısı denir.Yukarıda soldaki şekilde görebilirsiniz.
Dirsegimiz  kolumuzun 4 hareketine katılır
1-Fleksiyon hareketi.Yani pazunuzu şişirmek için yaptığınız ve ve parmakların omuza değdiği harekettir 135derecelik bir açı yapar
2-Extansiyon denen açılma hareketidir.Kolınuzu düz tuttuğınuzdaki şekildir.(vucud ile0 ve -5 derecelik bir dirsekd.jpg (12160 bytes)açıklık kalır).Bu testleri yapınız eğer bu limitlerde ise dirseğiniz sağlam demektir.
Bu testleri yapmamızın sebebi yaralanmalarda dirseğimizin sıhhatini bu şekilde kontrol edeceğimizdendir.Unutmayın .Yaralanmalarda en önemli olan dirsekdeki Fleksiyon (yani dirseği büküp elimizi omuzumuza değdirebilme )kaybıdır.Bu ekstansiyondan daha önemlidir.Tedavidede genellikle bu Flaksiyon kaynının tedavisine bakılır.Ciddi travmalarda dirsek eklemi ile birliklte damar ve sinir yaralanması bekleneceğinden Kol üçgen sargıda nmuhafaza edilmeli.Antreman veya müsabaka kesilmelidir.dirsekc.jpg (15753 bytes)

3-Supinasyon hareketi
Tornavida sıktığımızı düşünün.yani ön kolun kendi etrafında dönme hareketidir.90 derecedir.Supinasyon sınırıRadius kemiğinin ulnanın etrafında dönmesi ilie sınırlıdır.
dirseke.jpg (15608 bytes)3-Pronasyon hareketi
Buda narmol sınırlar içinda radiusun ılna etrafında dönmesi ile oluır.Bu hareketlerdeki bir kısılmada ön kol kemiklerimizizin dirsekte yaptığı radio-ulnar eklemde bir bozukluktan şüphelenmek gerekir.
Dirsek Eklemi Yaralanmaları
1-Humerusun alt ucu kırıkları
Darbenin geliş istikametine göre humerusun yani üst kol kemiğimizin alt ucunda yani dirsegimizde değişik kırılmalar olabilir.Eğer dirseğimiz açık iklen iki el üzerine düşmelerimizde bu kırılmala transverstir (Yani yatay istikamette))Ve humerusun kırılan yan parçası genelde arkaya kayar.bu radius veya ulnanın humerusa basıncı sonucu oluşur.Ufak çoçuklarda sık rastlanır.
Eğer dirseğimiz gene açık ve dirsek üzerine düşmüş isek  bu kırık oblik olup (yani daireseldir) kırık parça dirseğimizden öne doğru kayar.
Dirseğimiz kapalı iken dirsek üzerine düşersek olekranon çıkıntısı humerusun alt ucunu diklemesine ikiye böler yani tipik bir y tipi kırık meydana gelir.Sınıflarsak
dirsek2.jpg (31866 bytes)Humerusun suprakondiller kırıkları
A-Anterior deplasman(Fleksiyon tipi kırık)
B-Posterior deplasman(Ekstensiyon tipi kırık)
C-Humerusun alt ucunun y tipi kırığı
D-Humerusun lateral kondil kırıkları
E-Kapitellum kırıkları
F-Medial epikondilin kopma kırıkları
2-Olekranon-kırıkları
3-Radius başı kırıkları
4-Radius boynu kırıkları
5-Dirsek distorsiyonu
7-Bisepsin yapışma yerinden kopması
Bu sakatlıklar, uzun izah gerektiren tıbbi konular.Ben bu konuları babamın Spor sağlığı sayfasından araklıyorum.Bu nedenle özet geçiyorum.Ama bu konular hakkında detaylı bilgi isteyen arkadaşlara ayrıca dosyaları yollayabilirim.Sadece aşağıda resimlerle birkaç örnek vermekle yatineceğim.
ÖRNEK:1
dirsekf.jpg (13399 bytes)Yanda humerusun medial epikondil kırığını görüyorsunuz.Yani bu kırık üst kol kemiğimizin dirsek tarafındaki vucudumuza bakan kısımdaki eklem çıkıntısıdır.Dirseğin lateral aangulasyon zorlamalarındagenellikle medial epikondile yapışan bilek flaksörlerinin(Bileği kapatan kaslar)kuvvetli kasılması ile bu çıkıntı kırılabilir.Yaralanma epikondil epifizinin geliştiği ancak humerusa kaynamadığı dönemde yani çoçouluk yaşlarının biraz ilerisinde görülür.Travmada kapsül yırtılır ve dirsek hareketi zorlaşır.Hemen görülen ulnar sinir  veya geç görünen ulnar sinir harabiyeti ortaya çıkabilir
.Çünki sinir bu bölgede kemiğe çok yakın seyreden.Epikondil koparsa dirsek kapsülünde ciddi bir harabiyet olur.Kol bilekten boyuna asılan bir sargı ile 2-3 hafta istirahat ettirilir.Daha sonra nazik hareketlere geçilir.Eğer kırık parçası eklemler arasına sıkışıp kalırsa  genel anastezilik bir durum ortaya çıkar.dirsekg.jpg (12922 bytes)
ÖRNEK:2
Olekrınan çıkıntısı  üzerine gelen bir travma sonucu humerusun alt ucunun ortadan ikiye ayrılmasıdır.Yetişkinlerde görülür ,pek yaygın değildir.Ayrışma bazen ciddi olabilir.Bu cerraki bir işleme ihtiyaç hissettirebilir.Gençlerde açık redüksüyon.vidalama ile internal fiksasyon papılabilir
dirsekh.jpg (14697 bytes)ÖRNEK:3
OLEKRANON KIRIĞI
Olekranon kırığı (Yandaki resim) genelde dirseğin eforlu flaksiyon zorlamalarında   triseps kasının ani kasılması sonucu oluşur.triseps kasının çakmesi ile kırık parçalarının arası açılabilir.Bazen dirsek üzerine gelen bir darbe ile olekranonda çok parçalı bir kırık oluşabilir.Ama perist sağlam ise kırık parçaları birbirinden ayılmaz.Trisepsin çekmesi sebebiyle kol genelde açık durımda yani axtansiyonda iken bir atele alınır.Bu ciddi bir flaksiyon yani kapanma sınırlanmasına yol açar.Bu sebeple cerrahi tedavi esastır.
Genelde kırıklar tek bir vida ile birbirine bağlanır.Amaliyattan sonra kol flaksiyonda olmak üzere alçıya alınır.
dirseki.jpg (14021 bytes)ÖRNEK:4
RADİUS BAŞI KIRIĞI(Sağ ve soldaki resimler)
El üzerine düşme sonucu radius başının kapiteluma tazyik etmesi neticesinde   radius başı kırıkları ortaya çıkar.
Bunun yanında eklem kapsülündede ciddi yaralanma meydana gelir.dirsekk.jpg (9585 bytes)
Röntgen filminde kırık hattı boyuna bir çizgi şeklinde görülür.
Ayrışma hafif ise konservatif tedavi yapılır.Kol üçgen bir sargı içinde 2-3 hafta istirahate alınmalı.Bu müddet sonunda nazik kafif eksersizlere geçilmelidir.Kol tam hareketliliğe kavuşana kadar kol bu üçgen sargı içinde muhafaza edilmelidir.Ayrışma fazla ise ameliyat durumu ortaya çıkabilir.Yanlız önce yumuşak dpku yaralanmalarının geçmesi beklenmeli sonra ameliyat işine girişilmelidir.
Dirsek distorsiyonu
Radius başının annuler lkligament dışına çıkmasıdır.Dirsek hareketlerinde çok ağrı dıyulur ve mafsal oynatılamaz.Genellikle çoçuklarda görülür.Dirsek fleksiyonda olmak şartıyla kol üçgen sargı içinde muhafaza edilir ve birkaç gün hareketsiz bırakılır.
Bisepsin yapışma yerinden kopması
Nadirdir.Aktif fleksiyon durumunda olan dirseğin,ani olarak eforlu bir ekstansiyon hareketine zorlanması,biseps tendonunu ,radius boynuna yapıştığı yerden koparabilir.Kol fleksiyon yapamaz.tedavisi cerrahidir.
Dirsekte görülen lokalize şişlik
dirsekl.jpg (8428 bytes)Dirsekteki bir şişlik lokal veya yayılmış olabilir.Lokalize şişlik olekranon bursasındaki şişlik gini çoğunlukla yumru şeklinde olur,derinin altında spesifik bir kitle gözlenir.Burada şişlik bursanın spesifik alanını kapsamaktadır.Dirseğin yaygın şişliği eklemi bütünüyle doldurabilir.Yaralanan dirseğinin 45 derece flaksiyonda tutmak zorunda kalır yani kolunu açamaz ağrı ve sancı olur.Ancak bu şekilde eklem maksimum hacime ulaşarak şişlikten dolayı oluşan ağrı azaltılabilir.Humerusun distal ucundaki suprakondiller kırıklar ve dirseğe gelen çarpma yaralanmaları bu tür yaygın şişliğe neden olabilirler.
Genel olarak;Lokalize şişlikler eklem kapsülü ve bursa içinde kalırlar ve çevre dokulara doğrunyayılmazlar.Buna karşılık diffuz şişlikler yaygındırdirsek bölgesini bütünüyle etkisi altına alırlar.İki şişliktete normalde dirsekte görülen kat yerleri kaybolmuştur.

Ayak bileği
yapısı ve sakatlıkları

ayakbilek.jpg (22828 bytes)Ayak bilek kemikleri 7 tanedirler.ve topluca Tarsess kemikleri olarak adlandırılırlar.Tibia dediğimiz ayak kemiği talus kemiği ile bu kemikler topluluğuyla eklem yapar.Resimdeki talus kemiği tibiadan gelen yükü topuğa ve matatarsal dediğimiz ayak kemiklerine doğru dağıtır..Ayak topuğuna calcaneus tenir.Ve Talustan gelen yükü ayak tabanı olarak yere iletir.Bu nedenle topuk kemiğinin yere geniş bir temas yüzeyi vardır.Calkaneus (Topuk kemiği)ayak bileğindeki tarsess denilen 7 kemiğin en büyüğü ve en sağlamıdır
Talus kemiği yükü öne doğru navicular kemiğe doğru iletirNavicular kemik talusun başı ve uca doğru ayak tarak kemikşleri dediğimiz cuneform kemiklerle eklem yapar.Bunlarda  önde ayak parmak kemikleriyle eklem halindedirler.Yük böylece kemikten kemiğe öne doğru iletilerek hafifletilir.Durur pozisyonda iken ayak parmak kemiklerinin uç kısımları yere temas halindedirler.Ayak bileği eklemindetalus ve ayak kemikleri arasında iç ve dış yan bağlar .ayrıca içeride iç bağlar mevcttur.Bu bağlar her zaman için darbelere maruz kalır.Çünki ayak bileği aklemi öyle çok komplike hareketlar yapabilen bir eklem değildir.Zorlamalara pek gelmiyen bir eklem yapısı vardır.
Basit burkulmalarda yada daha ağır burkulmalarda(Antors) genelde ağrı nedeniyle bir kaç gün istirahat eder ayağımızı zorlamaz daha sonra tekrar işimize döneriz.Burkulmalarda radyografi çektirmediğimiz gibi alçılı tespite ihtiyaçta duymayız.
Bu tip burkulmaların sık sık tekrar etmesi ise tedavi yöntemlerinin iyi olmamasından ileri gelir.
Ayak bileğinde çeşitli bağlar vardır.İç malleolü ayağın iç bölümüne bağlıyan Deltoit  bağ bulunur..Bu üç bölüm halinde önden arkaya doğru burayı sağlamlaştırır.
Dış bölümde ise Fibulayı calcaneusa bağlıyan Yan Ligament mevcuttur.(Calcaneo-Fibular).
Ayrıca Tibiayı Fibulaya bağlıyan kemiklerarası membran bulnur.Bunun alt ucunda Posterior Tibua-Fibular bağ yer alır.
Daha birçok bağ varsada ayak bileği burkulma ve kırıklarında daha çok bu bağlar kopar veya zedelenirler.
Ayak bileği burkulma ve kırıklarında ayak değişik şekillerde zorlanır.
İÇ YAN BAĞ
bilek1.jpg (18090 bytes)iç yan bağ çok sağlam olduğundan genelde az zedelenir.Ayağı özellikle topuğun dışa doğru zorlanması(Pronasyon-Valgus) bu bağın burkulmasına ,daha şiddetli olması halinde bağın kopmasına  ve iç malleol ile birlikte fbulanın alt ucununda kırığına sebep olur.Bu şekilde iç Malleol kırılmış,dış malleolun ayak bileğinden 5-8 cm yukarısında bir kırık meydane gelmiş ayak bileğindende yarı çıkık durumu ortaya çıkmıştır.(Pott Kırık)
Ağır bir klinik tablo görülür.Ayak bileğinde şişme,iç ve dış malleol önünde şiddetli bir ağrı vardır.Yapılan radyografide yukarıda anlatılan durumu ortaya çıkar.Tedavi öncelikle konservatiftir.Yani ameliyata hemen gerek
bilek2.jpg (14123 bytes)
yoktur.Hastanın uyutulmasından sonra gerekli düzenlemeler yapılır ve alçılı tespite alınır.burada önemli olan nokta iç malleoldeki  kırığın uç uça gelmesidir.Bu kırık eklem yüzeyini kapsadığından iyice onarılması gerekmektedir.Eğer bu durum başarılamazsa ameliyata ihtiyaç duyulur.Amaliyat kolaydır.Genel anastezi altında iç malleol vidalanır.Yarı çıkık durumuda düzeltildikten sonra o tarak alçıya alınır.
İç malleol kırıklarınıda bu arada görmek faydalı olur.Bu bölgenim kırıkları
ya sıkışma yada deltoid bağın çekmesi ile olur.Topuk ayak bileğinden içe (Adduksiyon) veya dışa doğru zorlanırsa,iç malleol kırığı meydana gelir.B tip kırıklar sporcularda sıklıkla meydana gelir.Ayağın iç bölümünde şiddetli ağrı ve şişme vardır.Yapılan radyografide iç malleol kırığı saptanır.Kırık ayrışmamışsa alçılı tespit uygundur.İki veya üçbuçuk aylık tespitten sonra   hasta yükbilek3.jpg (16527 bytes) vermeden koltuk değnekleri ile yürütülür.
Kırıkta ayrışma varsa genel anastezi altında (Redüksiyon denenir)Olumlu sonuç yukarıda anlatılan tedaviyi gerektirir.Redüksiyon başarısız olursa amaliyatla iç malleol tibiaya vidalanır ve o taraf alçılı tespite alınır.(Diz altına kadar.)Bu bölüm kırıklarında yerine tespiti çok iyi yapmak gerekir.Aksi takdirde Pseudoartriz çok (yalancı oynak)çabuk gelişir.Tadavisi ise daha karışıktır.
Dış yan bağın zedelenmesi ve fibulanın alt ucununda kırılması şu şeilde olur.Bu cins burkulmalara ve fibula alt ucu kırıklarına çok sık rastlanır.Bu lezyon ayağın içe dönmesi(Süpinasyon) sonucu oluşur.Eğer travmanın şiddeti az ise bağ lezyonu çok ise fibulanın ucunu kırdığı bilek4.jpg (14568 bytes)gibi,travma biraz daha uzarsa iç malleolüde sıkıştırma sonucu kırabilir.Dış malleolde ağrı ve şişme mevcuttur.Yapılan radyografide kırıklar görülebilir.Eğer bu burkulmada bağ lezyonu saptanır,kırık olmazsa o tarafı diz altına kadar 3 hafta alçılı bandaj aalmak gerekir.Kırık var fakat ayrışmamışsa gene alçılı bandaja konulur.İç ve dış malleolün ikisindede kırık vardsa gene konservatif tedavi dedenir.Eğer tespit yapılamıyorsa iç malleole vida ,dış malleolede bazı durumlarda meduller(Kemik içi) veya rush çivisi kullanılabilir.Alçılı tespit gereklidir.Son olarak ayağın dışa (Abduksiyon)
veya içe(Adduksiyon) dönme ile olan kırılmaya trimalleoler(Cotton) kırığı denir.Bu tip kırıkta iç ve dış malleolar kırıldığı gibi talus dışarı kayar.Ayrıca Tibuo-Fibular bağ(Posterior tibuo fibular ligament)da kopar.Ayak bileği şiş ve deformedir.(Şekli bozulmuştur)Yapılan ön ve yan radyografilerde durum açıklıkla görülür.Kırıklarda ileri derecede kayma yoksa konservatif tedavi yöntemleri uygulanır.Deplasman (Ayrışma) var ise redüksiyon denenir.Olmadığı takdirde cerrahi yöntem uygulanır.Önce arka malleol ,sonra dış ve iç malleoller osteosentez vasıtaları ile onarılır,diz üstüne kadar alçıya alınır.8 ila 10 hafta sonra alçı alınır ve fizik tedaviye geçilir.
Ayak burkulmaları (Antors) ve kırıklarında radyografinin yeri her zaman başkadır.Durum radyografiye göre değerlendirilir ve programlandırılır.Basirt burkulmalarda dahi alçılı tesit gerekebilir.Bunlar yapılmadığı takdirde,devamlı bir sakatlık kalabildiği gibiher zaman ağrı şikayetleri ön planda olur.

 

 

Parmak eklemlerinde  çıkıklar

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz parmak çıkıkları taekwondomuzda sık rastlanan bir olgudur.Hemen her maçta 10-15 civarında sporcu bu sıkıntıyı yaşar.Müsabakaya flaster yardımı ile devem eder.Son günlerde görüldü ki eldivenler bu çıkımaları önlemede yetersiz kaldı.Çünkü eldivene güvenen sporcular yumruk sıkmada biraz esnek davranıyorlar.Eldiveni koruyucu bir metaryal görüyorlar.Buda sakatlanma riskini arttırıyor.
Taekwondocularda sık görülen ve genelde parmakların küçük eklemlerinde görülen bu çıkmalar antrenörler tarafından müsabakada hafifçe çekilerek yerine oturtulur ve flaster eşliğinde maça devam edilir.
Peki yapılan işlem doğru olarak nitelendirilebilir mi?
Taekwondoda parmak çıkmaları parmağa direk gelen darbeler sonucu oluşur.Parmaklar açıkken tekmenin direkt olarak parmağa gelmesi bunu doğurur. Bu tip çıkıkların yüzde 80’i küçük parmak ve baş parmakta olur. Parmakta çıkık oluştuktan sonra ciddi bir şekil bozukluk gelişir, çıkık olduğu hemen tanınır.Aslında bu tip çıkıklar en rahat hemen yapılan müdahaleler ile yerine konur. Ancak bu tip çıkıklar her zaman masum basit çıkıklar olmayabilirler. Bazen bu tip sakatlıkta basit çıkık olmaz. Küçük veya büyük kırıklar olaya katılabilir. Bu bakımdan müsabakalar sonunda mutlaka röntgen filmlerinin çekilip, konunun ciddiyet derecesi öğrenilmelidir.

Çıkık yerine konduktan sonra çıkık parmak, sağlam diğer parmağa flaster ile yapıştırılarak tespit edilir. Bazen flaster tespiti yerine özel plastik veya aluminyum atel yapılır. Bu tip çıkıklarda parmak çok uzun süre hareketsiz bırakılmaz. Uzun süre hareketsiz bırakılırsa daha sonra çıkık olan eklemde sertlik ortaya çıkar ve zaman zamanda bir miktar kalıcı sertlikler oluşabilir.
Bu tip çıkıkları yerine koyarken doğru olan tabiki deneyimli bir hekim tarafından yerine konulmasıdır. Deneyimsiz kişiler ekleme zarar da verebilirler.
Eğer çıkık anında yerine konulamadıysa zaman geçtiyse veya çıkık yerine konulmak için deneme yapıldı ancak yerine oturtulamadıysa, daha dikkatli olmak gerekir. Çünkü bu çıkıklarda eklem kapsülü araya sıkışabilir veya ters yöne çıkık gelişerek çıkığın yerine oturması zor olabilir. Böyle durumda çıkık bir daha denenmeden önce mutlaka röntgen filmi çekilerek acaba kırık mevcut ta ondan mı yerine oturmuyor diye araştırmak gerekir.

Lokal anestezi gerek
Gecikmiş olarak çıkık yerine konulacak ise mutlaka lokal anestezi yapılmalıdır. Yoksa ekleme zarar verilebilir. 2. veya 3. haftada flaster tespiti tamamen açıldıktan sonra çok zorlanmadan yaralanmış ekleme hareket kazandırıcı egzersizlere başlamak gerekir. Bu tip çıkıklar sonrasında kesinlikle çok zorlamamak gerekir.
Çıkık tabiki sadece sporcularda olmaz. Bir çok kişide işinde veya ev işlerinde, bahçe işleri sırasında da bu çıkıklar oluşabilir.

tecrübeli olmayanlar, çıkığı yerine oturtmak için deneme yapmamalı muhakkak hekime başvurmalıdırlar.


Facebook'ta Paylaş

11 Kasım 2016 / Cuma

• Herhangi bir kayıt bulunmamaktadır
• Herhangi bir kayıt bulunmamaktadır
• Herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.

Etiketler:



Bursa Bizim Salon

Copyright © 2016 - Tüm Hakları saklıdır - Yazı ve fotoğraflar izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz...
Her türlü sorun ve öneri için sefergunes@hotmail.com e-posta adresini kullanabilirsiniz.

Ataevler Şubesi : Cumhuriyet mah. Gazi cad. Fırat sok. Pera Plaza İş Merkezi (Üst Kat) No:2/35 Nilüfer - BURSA
Gsm: 0 545 218 78 58

Üçevler Şubesi : Üçevler Mahallesi Esin sok. No:6/A Nilüfer - BURSA
Gsm: 0 545 218 78 58
E-posta: sefergunes@hotmail.com
Bursa Kick Boks - Bursa Bizim Salon
Sitemizi bugün 2.383 kişi,Toplamda 3.148.376 kişi ziyaret etti.